25 Kasım 2017 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU’NUN SOÇİ KEHANETİ


“Biz 2013 Yılında, Türkiye’de uluslararası Suriye konferansı düzenlenmesini istedik. Rusya’yı çağırın, Amerika’yı çağırın, Avrupa Birliği’ni çağırın, Arap ligini çağırın ve Suriye’nin taraflarını çağırın ve Türkiye bu soruna çözüm bulsun, dedik; ama ellerinin tersiyle ittiler. Şimdi bizim istediğimiz noktaya geldiler. Suriye’nin sorununu çözmek istiyorlar. Çözülürse son derece mutlu oluruz. Suriye’nin bütünlüğünden, Irak’ın bütünlüğünden yanayız. Türkiye’nin bütün komşularıyla barış içinde yaşamasını isteriz ve bunun için bizim üstümüze ne düşüyorsa her türlü desteği vermeye hazırız.” Soçi’de yapılan Erdoğan, Putin ve Ruhani görüşmesinden sonra Kılıçdaroğlu’nun yaptığı destek açıklamasından alınmış bu paragraf.
“Kılıçdaroğlu, Soçi zirvesiyle ilgili diyor ki: “Şimdi bizim istediğimiz noktaya geldiler. Gerçekten öyle mi? Soçi’de, Kılıçdaroğlu’nun istediği noktaya gelinmiş midir?
Kılıçdaroğlu’nun Suriye sorunun çözümü için önerisi neydi? “Biz 2013 Yılında, Türkiye’de uluslararası Suriye konferansı düzenlenmesini istedik. Rusya’yı çağırın, Amerika’yı çağırın, Avrupa Birliği’ni çağırın, Arap ligini çağırın ve Suriye’nin taraflarını çağırın ve Türkiye bu soruna çözüm bulsun, dedik; ama ellerinin tersiyle ittiler.” Kemal Bey’in çağırın dedikleri kimler? Rusya, ABD, AB, Arap Ligi, Suriye’nin tarafları (Bunun içinde Esat yönetimi olduğu gibi ABD denetimindeki terör örgütleri de var.)… Burada bölgenin önemli aktörlerinden İran var mı? Yok…
Kılıçdaroğlu, aklına gelen kuruluşu, devleti sıralayıp saymış rastgele… Güya çözüm önermiş. Saydıklarının çoğunluğu Suriye’yi perişan edenler, buradaki terör gruplarını destekleyeler… Suriye’yi karıştırıp terörle iş tutanlarla çözüm olur mu? Olmaz… Olmadı zaten… Bu nedenle Cenevre görüşmeleri sona erdi bir sonuç alınamadan.
Cenevre, tarihin çöplüğüne gidince yerine Astana geldi. Önemli bir adım atıldı burada. Çözümün ışığı yandı. Esat yönetiminin gücü arttı. Buna koşut olarak da ABD ve müttefiklerinin etkinliği azaldı Suriye’de. Ardından Türkiye, Rusya, İran yetkilileri arasında bir dizi görüşmeler yapıldı. En sonunda Soçi gerçekleşti. Çözüm, masaya yatırıldı. Taraflar anlaştı.
Suriye’de çözümü hızlandıran bölge ülkelerinin birleşmesi… Bölge ülkelerinin ABD emperyalizmine karşı tavır alması… ABD denetimindeki terör örgütlerinin silahla bastırılması… İşte, Soçi ABD ve yandaşlarının dışlanmasıyla kazanılmış bir başarı… Burada, Kemal Bey’in saydıkları yok! Yani ABD’li, AB’li, Suud’lu çözüm yok!
Kılıçdaroğlu’nun önerisi gerçekleşseydi Suriye’de çözümü gerçekleştirmek olanaksız olurdu. Ey Kılıçdaroğlu, senin önerdiğin bir şey yok! Olmadığı için de senin söylediklerinin gerçekleşmesi olanaksız. Öncelikle Kemal Bey’in Ortadoğu’daki sorunların özümü için olaylara Türkiye, Suriye, Irak, İran penceresinden bakmasını öneririm; AB, ABD penceresinden değil.
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       25 Kasım 2017